Dijital Bankacılığın Keşfi
6 ay önce 776 kez okundu

Dijitalleşme, son on yıl boyunca hemen hemen her sektöre nüfuz ederek hayatın her alanını kökten bir şekilde değiştirmeye başladı. Fintech şirketlerinin finans sektörüne her zamankinden daha hızlı yaklaştığı bu dönem, geleneksel bankacılık sistemlerini de sorgulatır hale getiriyor. Rekabet şartlarının değiştiği bu ortamda akıntıya karşı kürek çekmektense dijital bankacılığı benimsemeyi tercih eden aktörlerin günümüze ayak uyduracağı ve kendilerini bir sonraki çağa taşıyacağı aşikar. Düzenleyici kurumların söz konusu alanı hızlı ve uygun bir şekilde regüle etmeye başlaması ve Cumhurbaşkanının açıklamaları ile ivme kazanılan bugünlerde bankaların dijital bankacılığı nasıl benimseyebileceğine yakından bakalım.

Dijital bankacılığı sabit bir kavram gibi tanımlamak mümkün değil, kavram geniş bir yelpaze gibi düşünülmeli ve aktörler bu yelpazede olmak istedikleri yere karar vermelidir. Kavramın çeşitli ülkelerdeki yansımalarına baktığımızda bankacılığın ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada şube bankacılığından dijital bankacılığa evrildiği görülüyor. Küçüklüğümüzde 30 gişeli banka şubelerinin varlığını hatırlayan yalnız ben olamam, bugün ise 5 gişeyi geçen şube görmenin zor olduğu günleri yaşıyoruz. Yine birçok işlem için şube kullanımına ihtiyaç duymadığımız teknolojiler ve imkanlara sahibiz.  Tüm bunlar, bankacılığın geleceğinin dijital bankacılıkta yattığı gerçeğinin göstergeleri.  Limitlerin olmadığı bir alan gibi gözükse de hem mevzuat hem de teknolojik sınırlar iyi değerlendirilmeli ve dijitalleşme adımları sağlam olarak atılmalıdır.

Bu yazımızda hem geleneksel bankaların hem de Fintech’lerin piyasada oluşacak yeni konumlarını ve oluşacak rekabetin avantajlarını incelemeye çalışacağız.

Öncelikle Dijital Bankacılık Nedir?

Dijital bankacılık, bankacılık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi anlamına gelir, böylece tüketicilerin bir banka şubesini fiziksel olarak ziyaret etme ihtiyacını ortadan kaldırır. Salgın öncesinde on yıllar almasını beklediğimiz bu süreç mevcut şartlar dahilinde zorunlu hale gelmiş ve hızla hayatımıza girmeye başlamıştır. Artık tüketiciler verimlilik ve erişilebilirlik istiyor ek olarak temel bankacılık hizmetlerini bu pandemi ortamında güvenli bir şekilde talep ediyor. Bu noktada hali hazırda dijital olarak hizmet veren E-para ve ödeme hizmetleri şirketleri geleneksel bankaları da bu dönüşüme zorluyor. Ülkemizde bu rekabete cevap veren ilk ve erken örneklerin Enpara ve CepteTeb olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yurtdışına baktığımız da ise Google, Facebook, Apple ve Amazon gibi teknoloji devlerinin, tek bir düğmeye dokunarak tüketiciye doğrudan bankacılık ve finans hizmetleri ürünleri sunduğunu görmekteyiz. Büyük Teknoloji firmalarının, mevcut müşteri ağından yararlanması ve tüketicilere çok çeşitli dijital ürünler ve hizmetler sunabilmesi geleneksel bankalar için ciddi bir tehdit oluşturmakta. Tamamen dijital bankalar mevcut olsa da (örneğin, Almanya’daki N26, İngiltere’deki Revolut veya Orta Doğu’daki Anglo-Gulf Ticaret Bankası), geleneksel bankaların da daha dijital bir yaklaşımı hızlı bir şekilde rekabet etme umuduyla benimsemeyi seçtiklerini görüyoruz.

Kolay olmayan bu hedefin gerçekleştirilmesi yolunda iki temel sorunun belirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir yandan, bankaların Fintech’lere özgü hıza, çevikliğe ve esnekliğe ulaşması gerekirken diğer yandan geleneksel bir finans hizmetleri kuruluşunun ölçeğini, güvenlik standartlarını ve yasal gereklilikleri yönetmeye yönelik dev yapılarını da sürdürmeleri gerekiyor. İşte bu ikilem dahilinde finansal kurumların dijitalleşmenin neresinde yer alacaklarına karar vermeleri bekleniyor.

Geleneksel Bankalar Nasıl Rekabet Edebilir?

Bankaların bu hızlı dönüşümün önünde durmasının birkaç yolu var. Yurtdışında rekabetin güzel bir örneğini Apple ile Goldman Sachs arasındaki ortaklıkta görüyoruz. Ortaklık sonucu Apple Card sayesinde geleneksel bankaların tabi olduğu mevzuat gereksinimlerini yerine getirmeye gerek olmadan dijital ödeme çözümü hayat bulmuş oldu. Bu ve benzeri örneklerde gördüğümüz gibi teknoloji şirketleri ile bankaların ortaklıklarının yeni ürünlere yol açması kaçınılmaz olacak.

Diğer yandan ülkemize baktığımızda dijital bankacılığın hızlı dünyasına ayak uydurmak adına bankaların elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketleri başta olmak üzere birçok teknoloji şirketini satın aldığını, ortaklık kurduğunu yada baştan kurmak suretiyle piyasaya girmeye çalıştıklarını görüyoruz. Denizbank-Fastpay ve İş bankası-Moka birliktelikleri mevcut piyasadaki en güzel örneklerden.

Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, bu sürecin ilk ve önemli adımı, geleneksel bankaların dijital bankacılık spektrumundaki yerlerini belirlemesidir; Fintech ortaklıkları, yapay zeka kullanımı veya blockchain aracılığıyla belirlenen hedefler, bankaların dijital bankacılık spektrumundaki yerlerini belirleyecektir.

Geleneksel finans kurumlarının söz konusu gelişim fırsatlarını doğru değerlendirmesi ve hızlı aksiyonlarla sürece ayak uydurması geleneksel bankacılığın dönüşümüne büyük bir katkı sunmanın yanı sıra Nokia’nın düştüğü hataya düşülmemesi adına da önemli bir adım olacaktır.

Saygılarımla,

Fevzi Utku Kılıç

Partner

+90507 504 04 48

utku.kilic@globaltrust.com.tr

Ücretsiz Danışmanlık Almak İçin Bizimle İletişime Geçin
  • Tüm kampanyalardan telefon, sms, ve e-mail yoluyla haberdar olmak istiyorum.

Ücretsiz Danışmanlık Almak İçin Bizimle İletişime Geçin

    Sizi Arayalım WhatsApp